Filmlerdeki Efsane, Gerçek Hayattaki Yeri
Bazı filmlerde yalan makinesi ile ilgili sahnelere denk gelmişsinizdir. Yalan makinesi testi ile gerçek sihirli bir şekilde ortaya çıkarılmaktadır. Peki, gerçek hayatta durum böyle midir? Aslında poligraf, yani yalan makinesi, yalanı doğrudan tespit etmez. Cihaz, test yapılan kişinin vücudundaki fizyolojik değişimleri ölçer. Yalan söylerken kalp atışınız hızlanır. Kan basıncınız artar. Vücudunuz bu tepkileri verir. Poligraf bu tepkileri kaydeder.
Peki bu makine gerçekten güvenilir mi? Yoksa sadece karmaşık bir sorgu tekniği mi içeriyor? Bu soruların cevabı oldukça şaşırtıcı. Poligrafın gücü teknolojisinden gelmiyor. Gücü, etrafında örülen efsaneden geliyor. İnsanlar makinenin doğruluğuna inanmaktadır. Bu inanç, sorgu odasında büyük bir psikolojik baskı yaratır. Bu baskı şüphelileri itirafa zorlar. Yani makine, bir doğruluk ölçerden çok bir itiraf aracıdır.
Makinenin Ardındaki Bilim: Vücudunuz Sizi Nasıl Ele Verir?
Poligraf testi ( yalan makinesi testi ) belirli adımlarla uygulanır. İlk olarak uzmanlar tarafından test için sorular hazırlanır. Bu soruların sayısı yüze yakın olabilmektedir. Teste başlamadan önce şahsın rızası alınır. Sonra vücuda çeşitli sensörler bağlanır. Bu sensörler kalp atışını ölçer. Test yapılan kişinin nefes alışverişini izler. Terlemesini ve kan basıncını kaydeder. Test yapılan kişinin cildinin elektrik iletkenliği bile ölçülmektedir. Cihazın adı da buradan gelir. Poligraf, çoklu grafik anlamına gelir. Test sırasında kişiye farklı sorular yöneltilir. Bazı sorular olayla tamamen alakasızdır. Bunlar kişinin normal tepkilerini belirler. Bazıları ise kontrol sorularıdır. Bu sorular test yapılan kişiyi biraz endişelendirmek için tasarlanmıştır. Çoğu insan bu sorulara küçük yalanlarla cevap verir. Böylece yalan söylerkenki fizyolojik tepkileri kaydedilir. Son olarak olayla ilgili kritik sorular gelir. Uzman, tepkileri karşılaştırır. Olayla ilgili soruya verdiği tepkiyi analiz eder. Bu tepkiyi kontrol sorusundaki tepkiyle kıyaslar. Eğer kritik soruya verdiği tepki daha güçlüyse, yalan söylediği düşünülmektedir.
Ancak bu sistemin temelinde bir varsayım yatar. Makine, yalan ile stresi ayırt edemez. Masum bir insan da korkabilir. Suçlamalar karşısında endişelenebilir. Bu durumda vücudu güçlü tepkiler verir. Makine bu tepkileri yalan olarak yorumlayabilmektedir. Bu yüzden testin başarısı test yapılan kişiye bağlıdır. Bu durum, poligrafı nesnel bir araçtan çok öznel bir psikolojik teste dönüştürür.
Güvenilirlik Tartışması
Yalan makinesinin güvenilirliği hep tartışılmıştır. Bu durum bilim dünyasını ikiye bölmektedir. Yalan makinesinin savunucuları çok yüksek başarı oranlarını iddia etmektedir. Bu oranlar yüzde 85’ten başlar. Hatta yüzde 97’ye kadar çıkar. Bazı uzmanlar daha da ileri gider. Testi yapan kişi tecrübeliyse sonuç yüzde 100 doğrudur derler. Ancak bilim dünyası bu iddialara şüpheyle yaklaşır. En büyük eleştiri makinenin çalışma prensibinedir. Poligraf yalanı ölçmez. Sadece fizyolojik uyarılmayı ölçer. Bu da korku, stres veya heyecandan kaynaklanabilmektedir. Masum bir şüpheli test sırasında panik atak geçirebilir. Bu durumda vücudu, yalan söyleyen biriyle aynı tepkileri verir. Saygın kurumlar da bu eleştirileri destekler. Amerikan Psikoloji Derneği poligrafı güvenilir bulmaz. Ulusal Araştırma Konseyi de etkinliğine dair kanıt bulamamıştır. Bu çelişkili durum, konunun karmaşıklığını gösterir.
| Özellik | Savunucuların İddiası | Bilimsel ve Eleştirel Görüş |
| Doğruluk Oranı | %85 ile %97 arasında değişen yüksek doğruluk oranları iddia edilir. | Bilimsel kanıt yoktur. Ulusal Araştırma Konseyi etkinliğine dair kanıt bulamamıştır. |
| Ölçüm Yeteneği | Yalan söyleyen kişinin fizyolojik tepkilerini tespit ederek yalanı yakalar. | Yalanı değil, korku ve anksiyete gibi duygusal uyarılmaları ölçer. Bu tepkiler başka nedenlerle de ortaya çıkabilir. |
| Bilimsel Geçerlilik | Bilimsel bir metodolojiye dayandığı ve istatistiksel çalışmalarla desteklendiği iddia edilir. | Bilimsel geçerliliği yoktur. Amerikan Psikoloji Derneği gibi kuruluşlar güvenilir olmadığını kabul eder. |
Sistemi Aldatmak: Yalan Makinesi Kandırılabilir mi?
Yalan makinesi aldatılabilir mi? Evet, bu mümkün. Bilimsel kuruluşlar, karşı önlemlerin işe yaradığını belirtir. Poligrafı kandırmanın en bilinen yolu kontrol sorularını manipüle etmektir. Test edilen kişi, kontrol sorularını fark eder. Bu sorulara cevap verirken bilinçli olarak kendini heyecanlandırır. Kalp atışını hızlandırır veya nefesini tutar. Böylece bu sorulardaki fizyolojik tepkileri yükselir. Sonrasında olayla ilgili kritik sorulara sakin cevap verir. Bu durumda makine, kritik sorulardaki tepkileri normal kabul eder. İstihbarat ajanları bu konuda özel eğitimler alır. Ancak deneyimli bir uzmanı aldatmak zordur.
Poligrafın asıl gücü ise psikolojik bir silahtır. Operatörler, testi bir itiraf aracı olarak kullanır. Yalan Makinesi testi öncesi şüpheliyi makinenin yanılmaz olduğuna ikna ederler. Test bittiğinde ise sonuçları manipüle ederler. Sonuç ne olursa olsun şüpheliye yalan söylediğini söylerler. “Makine yalan söylediğini gösteriyor” derler. Bu baskı altında birçok şüpheli paniğe kapılmaktadır. Sonunda suçlarını itiraf ederler. Bu durumda makine, gerçeği ölçen bir cihaz değildir. Sadece itirafı sağlayan bir sorgu aracıdır.
Hukukun Gözünde Yalan Makinesi
Peki hukuk sistemi yalan makinesine nasıl bakıyor? Türkiye’de poligraf testleri yasa dışı değildir. Ancak sonuçları mahkemede delil sayılmamaktadır. Delilin kabulü tamamen hakimin kararına bağlıdır. Birçok ülkede de durum benzerdir. Yalan makinesi sonuçları genellikle delil olarak kabul edilmiyor. Bunun en önemli nedeni, cihazın hata payının olmasıdır. Ayrıca bilimsel geçerliliği de oldukça tartışmalıdır. Hukuk, hukuka aykırı delil kavramını önemser. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller mahkemede kullanılamaz. Yalan makinesi, kişinin iradesi dışında fizyolojik tepkilerini ölçer. Bu durum, adil yargılanma hakkını ihlal edebilmektedir. Bu nedenle sonuçlar genellikle şüpheli kabul edilmektedir.
Yalan Makinesi İşe Yarıyor mu?
Sonuç olarak yalan makinesi yani Poligraf, filmlerdeki gibi mutlak bir doğruluk makinesi değildir. Yalan Makinesi testi yalanı değil, sadece stresi ve heyecanı ölçer. Bilimsel olarak güvenilirliği kanıtlanmamıştır. Ayrıca çeşitli yöntemlerle aldatılabilmektedir. Hukuk sistemleri de ona şüpheyle yaklaşır. Cihazın asıl gücü, teknolojik üstünlüğünde değildir. Onun asıl gücü, yarattığı psikolojik baskıdadır. Poligraf, şüphelileri itirafa zorlayan etkili bir sorgu aracıdır. Bir dahaki sefere bir filmde yalan makinesi gördüğünüzde hatırlayın. Bu makine gerçeği değil, sadece insan psikolojisinin zayıflıklarını kullanıyor.








Sen ne düşünüyorsun?
Yorumları göster / Yorum bırak