Yükleniyor

Rüyalarımızı Neden Unuturuz? Kaybolan Dünya

Rüya görmeyen insan yoktur. Hatta aslında her gece uyuduktan sonra rüya görürüz. Ancak gördüğümüz rüyaların büyük bir kısmını uyandıktan saniyeler sonra unuturuz. Bundan dolayı da rüya görmediğimizi düşünebiliriz. Peki beynimiz, bu kadar canlı deneyimler yaratmasına rağmen neden hemen onları titizlikle siler? Rüyalarımızı neden unuturuz gelin birlikte bu konuya açıklık getirelim. Bu rüya amnezisinin (hafıza kaybının) arkasında yatan nörobiyolojik nedenlere girersek sonuca ulaşabiliriz.

Rüyalarımızı Neden Unuturuz? Arkasında Yatan Nörobiyolojik Nedenler

Nörokimyasal Kokteyl: Daha önce de Rüyalar Kaç Saniye Sürer? başlıklı yazımda belirttiğim gibi en canlı rüyalar REM (Hızlı Göz Hareketi) uykusu sırasında görülmektedir. REM sırasında beyin aktivitesini artıran asetilkolin seviyeleri yüksektir. Ancak hafızanın pekiştirilmesi için kritik olan bir başka nörotransmitter olan norepinefrin, en düşük seviyededir. Bu eşsiz kimyasal durum, bir rüyayı deneyimlemek için mükemmeldir. Ancak rüyayı uzun süreli belleğe kaydetmek için elverişsizdir.

Hipokampus: Yeni uzun süreli anıları oluşturmak için gerekli olan hipokampus’un uyanması en son olan beyin bölgelerinden biri olduğu düşünülmektedir. Bu bölgenin en son uyanması ise şu duruma yol açar. Rüya kısa süreli bellekte var olur. Ancak hipokampus tam olarak uyanmadığı için beyin rüyayı kalıcı depolamaya aktaramadan kaybolur.

Aktif Unutma Mekanizması: En yeni teorilerden biri, rüyaları unutmanın pasif bir süreç olmadığıdır. Bu teoriye göre aktif ve kasıtlı bir eylemdir. REM uykusu sırasında oldukça aktif olan melanin konsantre edici hormon (MCH) nöronlarının, hipokampustaki hafıza depolama süreçlerini aktif olarak bastırdığı görülmüştür. Bu, DNA’nın kaşiflerinden Francis Crick‘in, beynin gereksiz veya yanlış sinirsel bağlantıları temizlemek ve aşırı yüklenmeyi önlemek için rüya gördüğü hipotezini desteklemektedir.

Çevrimdışı Prefrontal Korteks: Mantıksal düşünce ve öz-denetimden sorumlu olan prefrontal korteksin aktivitesi rüya sırasında azalır. Bu durum, rüyaların tuhaf ve mantıksız doğasına katkıda bulunur. Fakat hafıza kodlamasının yapılandırılmış sürecini bozar.

Peki Rüyaları Hatırlamayı Sağlayacak Bir Yöntem Var mı?

Bu nörolojik engellere rağmen rüyaları hatırlamak mümkündür. Bilimsel olarak kanıtlanmış en etkili yöntem, yatağın yanında bir rüya günlüğü tutmak ve uyanır uyanmaz yazmaktır. Bu bilinçli hatırlama eylemi, rüyayı geçici REM durumundan çıkarıp çalışma belleğine taşır. Böylece artık uyanık olan hipokampusun onu düzgün bir şekilde kodlamasına olanak tanır. Gerçeklik ile rüyaların birbirine karışmaması için rüyalar beyin tarafından kalıcı depolamaya alınmamaktadır. Eğer rüyalarımızı uyanıkken yaşadığımız deneyimlerle aynı netlikte hatırlasaydık, gerçek ve hayal ürünü olayları ayırt etmek tehlikeli bir şekilde zorlaşabilirdi. Dolayısıyla, rüya amnezisi, gerçek belleğimizin bütünlüğünü korur. Gerçeklik modelimizin gerçek deneyimlere dayanmasını sağlar. Yani sonuç itibariyle bu mekanizma hayati bir öneme sahiptir.

svg

Sen ne düşünüyorsun?

Yorumları göster / Yorum bırak

Bir cevap yazın

Yükleniyor
svg
Hızlı Gezinme
  • 01

    Rüyalarımızı Neden Unuturuz? Kaybolan Dünya